Bölüm 1

Belgelerin Evrensel Olarak Saklanması ve Yayınlanması

Sayfa 3


Internet İletişimi, Kuruluşlar ve HTML Standartları

Internet İletişimin Çalışma Yöntemi

Bir Volkswagen'in arka camında, "Büyüyünce Mercedes Olucam !" diye çok anlamlı bir espri yazısını büyük bir olasılıkla birçok kişi görmüştür. ARPANET'i geliştiren ekibin de, geliştirdikleri iletişim projesi için "Büyüyünce Internet Olacak !" şeklinde bir düşünceleri olmuş mudur acaba ? ARPANET gibi askeri bir proje olarak başlayan bir projenin, insanlığı bu denli etkileyecek bir olgu haline geleceği, büyük bir olasılıkla, geliştiriciler dahil kimsenin aklına gelmemiş olabilir. Bu tür bir sınırsız iletişim düşüncesi, hiçbir zaman gerçekleşemeyeceği sanılan bir ütopya olarak düşüncelerde her zaman var olmuştur. Fakat ARPANET projesinin uygulanmaya başlanması ile bu ütopya gerçek olmuştur. ARPANET gerçekleştikten sonra, hızla sivil kullanıma açılmış ve adı Internet olarak değiştirilmiştir. Bu iletişim ağı, bugün insanlığın en büyük bilgi kaynağı ve haberleşme yöntemlerinden biri haline gelmiştir.

Internet iletişiminin çalışma yönteminde, belgeler sunucu adı verilen dünyanın her noktasına dağılmış bilgisayarlarda saklanırlar. Sunucular sürekli çalışılırlar ve kendilerine erişebilen her bilgisayarla, iletişim kurarak bilgi (belge) alıp gönderebilirler. Sunucuya bilgi gönderip bilgi alan her bilgisayara İstemci adı verilir. Sunucu-İstemci iletişimininde TCP/IP ve HTTP protokollarından yararlanılır. Belgeler dünyadaki veya uzaydaki her sunucuda olabilirler. İstemciler de dünyanın ve uzayın herhangibir noktasından istedikleri ve iletişim sağlayabilecekleri tüm sunuculara başvurabilirler. Boyle bir sisteme "dağıtık sistem" (distributed system) adı verilmiştir. Dağıtık sistemde, merkezi bir otorite yoktur. İstemciler özgürdür. İstemciler, sunuculara özgürce başvurabilirler. Sunucular ise kontrol edilebilir ( veya en azından öyle sanılır !). Kritik ve gizli bilgilerin başkalarının eline geçmesi sunucularda engellenmeye çalışılır. Her sunucunun yönetimi, istediği bilgiyi istemcilere açık veya kapalı tutma özgürlüğüne sahiptir. Aslında iletişime açılmış hiçbir sunucudaki bilgi ve belgeler güvende değildir. Her istemci sahibi, istediği belgeyi, istediği sunucudan her türlü karmaşık yöntemi kullanarak elde edebilme olanağına sahiptir.

Internet geliştikçe, başlangıçtaki hedefi olan belgelerin serbestçe değişimi amacı yanında başka kamu oyu yoklamaları ve elektronik ticaret gibi çalışmalar için de kullanılılır olmuştur. Bunun sonucunda da başlangıçta öngörülmemiş yepyeni gereksinmeler ortaya çıkmıştır. Örnek olarak kamuoyu yoklamalarında, katılımcının bir sunucu üzerinde kullanıma açılmış olan belirli bir formu kendi istemcisine indirmesi ve form üzerinde gerekli alanları doldurduktan sonra, değerlendirilmek üzere, tekrar sunucuya geri yüklemesi gerekmektedir. Kullanıcının formu doldurmasından sonra, form sunucuya geri gönderilmeden önce, istemci bilgisayarında bir ön kontrolden geçirilir. Bu kontrol işlemini yapacak programlar, istemci tarafı script dilleri adı verilen ve HTML belge çözümleyicileri ile uyumlu olarak çalışabilen özel programlama dilleridir. Bugün çok miktarda kullanıcı script (yazı anlamında latince bir sözcük) programlama dili kullanılmaktadır. Yaygın olarak kullanılan script dillerine örnek olarak , JavaScript, ASP, PHP-MYSQL, PERL script dilleri belirtilebilir. Ayrıca, Applet adı verilen, Java veya Python gibi programlama dilleri ile yazılmış, istemci tarafında çalışan ve HTML içine gömülebilen programlar da kullanılabilir. Bu program dilleri, interaktif çalışmalarda kullanılan Dinamik HTML sayfalarının oluşturulabilmesini sağlarlar. Dinamik HTML olayı, başlangıçtaki statik belgelerin iletimi için yapılmış olan öngörülerden sapılmış olunduğunun en çarpıcı bir kanıtıdır. Başka bir bakış açısına göre ise, dinamik HTML belki de Internetin ileride daha başka alanlarda da yaygın olarak kullanılacağının görkemli bir kanıtıdır.

İstemci bilgisayarında bilgi ile yüklenerek yeniden sunucu ortamına iletilen formun değerlendirilmesi için, salt sunucu tarafında çalışacak veri temeli (MSSQL Server, MySQL, POSTGRE SQL, Access gibi) ve sunucu tarafı script dillerinin biri (perl, asp, php gibi) kullanılarak yapılmış olan sunucu tarafı script programları gereklidir. Sunucu tarafı script programı, bilgileri kendi kodlarına göre değerlendirerek sonuçları, yeniden bir HTML belgesi olacak şekilde yeniden düzenler ve bu şekilde sunucu tarafı scriptleri ile sunucu tarafında değerlendirilen belge istemcilere iletilmeye hazır olur. Bu çalışma sisteminde, sunucu tarafı script programlarının kaynak kodları, istemci bilgisayarında asla görülmez. İstemci tarafında, sadece oluşan sonuç, HTML kodları ile kodlanmış olarak görülür.

Internet'in işleyiş sisteminden bunun son derece kontrolsüz ve sınırsız bir iletişim ortamı olduğu kanısına varılmamalıdır. Herşeyden önce devletler, iletişim için uydu teknolojileri dahil büyük yatırımlarla bu sistemin işlerliğini desteklemekte ve en azından sistemin bu yönünü kontrol edebilmektedir. Ayrıca, Internet iletişiminin aksaksız yürümesi, oluşturulan standartlara uluslarası toplumun harfi harfine uyması ile gerçekleşebilmektedir. Bu uyumun sağlanmasında, devletlerin de katkısı büyük olmaktadır. Özel şahıslar da, Internet üzerinde yaptıkları eylemlerden dolayı, devletlere karşı yasal olarak sorumlu tutulmaktadırlar. Özellikle Türkiye'de Internet üzerinde yapılan yayınlar, hatta elektronik postaların içeriği, Basın-Yayın Yasasına tabi sayılmaktadır. Bu konuda Türkiye'de yasaların öngördüğü cezalar, bazen uluslarası normların dışında ve son derecede ağır olabilmektedir. Ayrıca her ülkede, Internet üzerinde yapılan yanıltıcı ticaret, dolandırıcılık ve emniyeti kötüye kullanma gibi suçlar, ilgili ceza yasalarındaki hükümlere tabidir ve bu suçları işleyenler uluslarası kovuşturmalarla karşılaşırlar. Ama yasal çalışmaları kimsenin önleyebilmesi söz konusu değildir.

Bu durumda, elimizde inanılmayacak kadar büyük bir iletişim ve yayın olanağı bulunmaktadır. Internet insan yaşamını öylesine etkilemiştir ki, bilgisayar bölümleri artık "İnformatik"  bölümleri olarak adlandırılmaktadır. Herşey, ama herşey yayınlanabilir. Yemek tarifleri, özel fotograflar, ders notları, on-line kurslar, propaganda materyeli, yani akla gelecek herşey yayınlanabilir (okuyucusunu bulabilirseniz !). Yapılacak tek şey, kullanım yöntemlerini öğrenerek bu bilgi hazinesininden yararlanmak ve bu ortak kültür hazinesine yeni katkılar sağlamaktır. Bu kursların amacı da bu konuda bilgili insanlar yetiştirerek, ülkemizin Internet ortamına katkısını arttırmaktır.

Internet İletişiminde Standartların Gereği

Doğada sistem, birbiri ile uyum ve etkileşim içinde olan varlıkları belirtir. Bilgisayar sistemlerinde, baştan beri uyum ve ortak çalışma, gerçekleşmesi istenen bir hedef olmuştur. Bilgilerin Internet siteminde, bilgisayarlar arasında değiştirilebilmesi için belirli standart yöntemlere gereksinim bulunmaktadır. İlk gereksinme, bilgilerin standart bir yöntem kullanılarak iletilmesidir. TCP/IP ve HTTP iletişim protokolleri bu standardı sağlamıştır. Diğer bir gereksinim, belgelerin herkes tarafından okunabilecek üniform bir yöntemle kodlanarak bilgisayar ortamına aktarılmasıdır. Bu üniformiteyi, SGML dili türevleri ile generik belge kodlaması sağlamıştır. Generik belge kodlaması, kodlanan belgenin işletim sisteminden bağımsız, SGML dili türevlerini çözümleyebilen (parsing) kod çözümleyiciler tarafından okunabilmesi olanağını sağlamaktadır. Bugün her dilde, büyük sayıda belge, uluslarası standartlara uygun kodlama yöntemleri ile kodlanmış olarak sunucularda kullanıma girmiştir. Bunlara hergün yenileri katılmaktadır. Bu insan yaşamını kökten etkileyen büyük bir kazanımdır ve artık hiçbirşey eskisi gibi olmayacaktır.

Belgelerin Generik Kodlarla Kodlanması

SGML dilinin belgelerin direkt kodlamasına değil, DTD ler oluşturularak belge kodlamasına uygun dillerin oluşturulmasına yönelik bir üst platform olduğu daha önce belirtilmişti. Tim Berners-Lee'inin CERN deki ilk çalışmaları, belgelerin genetik kodlamasına yönelik ilk SGML türevi olan HTML kodlamasının ilk prototipini oluşturmuştur. Bu başlangıçtan sonra olayın evrensel boyutu, bu tür bir generik kodlama standartlarının genel konsensüs ile oluşturulması gereğini ortaya çıkarmıştır. Bu konuda, ilgili çalışanlar sivil toplum örgütü niteliğinde çalışma gurupları oluşturmuşlardır. Düzenli toplumlarda yaşama alışkanlığına sahip olduklarından, kurulan bu çalışma grupları toplayıcı olmuş, saygınlıkları ve bilimsel yeterlilikleri ile doğası nedeni ile son derece dağınık, ticari kaygıların distorsiyonununa açık, yörüngesinden çıkmaya hazır ve zaman zaman da yörüngesinden çıkmış bu yeni yaşam tarzını, kaba yaptırım gücüne dayanarak değil, üstün teknik yeteneklerinin gücü ile düzen içinde tutmaya başarılı olmuşlardır. Günümüzde, Internet yaşamının düzenli gelişimi, büyük ölçüde aşağıda kısaca tanıtacağımız bu saygın kuruluşların çalışmaları ile sağlanmaktadır.

Internet Engineering Task Force (IETF)

Internet Engineering Task Force (IETF) , ilk olarak 1986 da Internet Activity Board (Bugünkü adı : Internet Architecture Board) kuruluşu içinde oluşmuş ve Internet ile ilgili mühendislik konularına ağırlık vermiştir. Bu Gurup, 1992 de ISOC (Internet Society) kurulduktan sonra, ISOC 1992 Kobe kurultayında, ISOC bünyesine dahil olmuştur. IAC içinde, IETF yanında IERF topluluğu da Internet üzerinde uzun vadeli araştırmalar için çalışmaktadır. IETF nin HTML çalışma gurubu 1986 da ilk HTML 2.0 standardını hazırladıktan sonra, 1996 yılında W3C nin kurulması ile, çalışmalarına son vermiştir. IETF , bugün için yazılım araştırmalarını W3C organizasyonuna bırakmış ve daha çok donanım ve iletişim ile ilgili araştırmalara yönelmiş görünmektedir. IETF yaptığı araştırmaları, RFC (Request For Comments) numaraları ile yayınlamaktadır. Her yeni yayının geçersiz kıldığı eski yayın numaraları da belirtilmektedir. RFC yayınları, IETF sitesinden "http://www.ietf.org/rfc/rfcxxxx.txt" adreslerinden bulunabilir.

World Wide Web Consortium (W3C)

World Wide Web Consortium (W3C) , 1994 yılı Aralık ayında kurulmuş ve başına o sırada MIT de bulunan Tim Berners-Lee getirilmiştir. W3C ' nin kuruluş amacı, Internetin geliştirilmesi ve World Wide Web ürünlerinin birlikte çalışabilmesi için gerekli spesifikasyonları ve referans materyellerinin oluşturulması olarak açıklanmıştır. W3C , HTML standartlarının belirlenmesinde dünyadaki tek yetkili niteliğindedir. Bu görevini başarılı olarak yürütmüş ve HTML yanında, CSS Düzey1 ve CSS Düzey 2 standartlarının oluşumunu da sağlamıştır. W3C bugün için generik kodlama standartlarını daha ileriye götürmek amacı ile XHTML belge kodlama standartlarını, veri temeline dayalı XML genişletilebilir belge kodlama dil iile XSL   stil sayfaları teknolojisini, MATHML teknolojik generik belge kodlama dilini, geliştirmeye yönelik yoğun bir çalışma programı yürütmektedir. Ayrıca çeşitli üniversitelerle birlikte Amaya adlı belge çözümleyici ve kodlama ortamını geliştirme çalışmalarına da devam etmektedir. Aşağıda HTML standartlarının W3C sorumluluğunda gelişmesinin kısa bir tarihçesi aşağıda sunulmaktadır.

HTML'in ilk Sürümleri

HTML'in ilk sürümleri , 1992 ile HTML 2.0 sürümünün belirlendiği 1995 den önce kullanılan ilk HTML örnekleridir. Bu örnekler arasında HTML 1.0 , HTML+, HTML 3.0 olarak da adlandırılan sürümler de bulunmaktadır. Bu sürümler, hiçbir zaman standartlaşmamış fakat yeniliklerin oluşturulması için yol gösterici olmuşlardır. Bugün için, bu sürümler tamamı ile yenilenmiştir.

HTML 2.0

HTML 2.0 spesifikasyonu, IETF nin HTML çalışma gurubu tarafından, geliştirilmiş ve RFC 1866 olarak Kasım 1995 da yayınlanmıştır. Bu yayının IETF indeksindeki kaydı aşağıda görülmektedir :

1866 Hypertext Markup Language - 2.0. T. Berners-Lee, D. Connolly. November 1995. (Format: TXT=146904 bytes) (Obsoleted by RFC2854 ) (Status: HISTORIC)

Kayıtta görüldüğü gibi HTML 2.0 spesifikasyonu, Haziran 2000 yılında yayınlanan RFC 2854 ile geçersiz kılınmıştır. Yine kayıtta görüldüğü gibi, bu sürümün sadece tarihsel değeri kalmıştır.

HTML 3.2

HTML 3.2 , 1996 da W3C tarafından, yenilikleri kapsayacak şekilde düzenlenmiş ve önerilmiştir. HTML 3.2, HTML'in en önemli gelişmelerinden biri olarak nitelendirilebilir. Bu sürüm ile, tablolar, appletler, resimlerin etrafından akan metinler, indis ve üstler kullanıma girmiştir. HTML 3.2 standartları, HTML 2.0 ile uyumlu olacak şekilde, düzenlenmiştir.

HTML 3.2 nin yürürlüğe girdiği tarihler, Internet iletişimin kısmen yörüngesinden çıktığı yıllardır. Internet iletişim alt yapısı prensip olarak belge değişimin sağlanması amacına yönelik olarak oluşturulmuş ve hem iletişim protokolları, hem de yazılım ve donanım alt yapısı bu hedefin gerçekleşebilmesi amacına yönelik olarak geliştirilmiştir. Bu çalışmalar yeterli ölçüde sağlanabildiğinde, bu işe yarayabilenin her işe yarayabileceği anlaşılmış ve Internet başlngıçta planlanılmayan sahalarda yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmış, belge çözümleyicilerin yetenekleri artmış (aslında bana göre distorsiyona uğramışlar yapmaları gerekenleri ihmal edip yapmaları beklenmeyenleri yapar olmuşlar), elektronik ticaret, internet bankacılığı gibi hiç hesapta olmayan konuların hız kazanması yanında, Dinamik HTML kavramı ile istemci ve sunucu tarafı script dillerinin gelişmesi, özellikle Java diliyle yazılan Applet programlarının HTMl belgelerine gömülebilmesi, HTML 3.2 standartlarının çok geniş tutulmasına neden olmuştur. W3C , HTML 3.2 standardının yayınlanmasından sonra, bu gidişe son verebilecek yöntemleri tartışmış ve soysal belge kodlama olayını, başlangıçtaki hedeflerine çekilmesi yönününde çalışmaları başlatmıştır. bu düşüncülerin uygulamaya konulması, HTML 3.2 standardının yayınlanmasından yaklaşık bir yıl sonra yayınlanan HTML 4.0 standartları ile gerçekleştirilmiştir. HTML 4.0 standartları, disiplini ön plana çıkaran ve içerik ile sunumu birbirinden ayıran kategorik bir yaklaşımı yansıtmaktadır. Bu yaklaşım ödünsüz olarak günümüze kadar başarı ile uygulanmış ve gelecekte de aynı düşünce korunacağı sinyalleri güclü olarak ifade edilmektedir. Bu temel doktrine göre içerik soysal kodlama ile yapılandırılırken, görüntüler CSS türü bir görüntü kodlama yöntemi ile oluşturulması öngörülmektedir.

HTML 4.0 standardının yayınlanması ile HTML 3.2 eski bir sürüm niteliği almıştır. Yine de HTML 4.0 standardına alınmayan <applet> elementine, spesifikasyonun geçici (transitional) DTD sinde yer verilmiştir. <object> Elementi, belge çözümleyicilerce tam olarak desteklenmeye başlayınca bu sorun da da çözümlenmiş olacaktır. Aslında günümüzde, belge çözümleyiciler, Internet Explorer 6.0 SP2 başta olmak üzere, güvenlik gerekçeleri ile Java Appletlerinin Web sayfalarında kullanımı büyük ölçüde engellemektedir.

HTML 4.0

HTML 4.0 , ilk olarak 18 Aralık 1997 tarihinde W3C tarafından yayınlanmıştır. HTML 4 standardı, W3C nin belge görüntüsü sağlayacak kodların stil sayfaları ile verilmesi, generik belge kodlamasının sadece belgenin özüne yönelik öğeleri içermesi şeklinde özetlenebilecek oluşturduğu doktriner görüşün standartlara ilk yansımasıdır. HTML dili, 4.0 sürümü ile önemli bir aşamalarından birini daha yaşamıştır. Bu sürüm, uluslarası dilleri kapsayacak şekilde Unicode esaslı ilk HTML sürümü olmuştur. Ayrıca, Belge Nesne Modelinin gelişmesi, dinamik HTML olanaklarının gelişmesi, özürlü kullanıcılara destek gibi önemli özellikler, bu sürümde gerçekleşmiştir. Bu spesifikasyon, 24 Nisan 1998 de birtakım küçük düzeltmeler yapılarak yenilenmiştir .

HTML 4.01

W3C HTML 4.0 spesifikasyonunda, bazı hataları düzelten yeni ve son HTML 4.01 sürümünü 24 Aralık 1999 da yayınlamıştır. Bu spesifikasyonun içerdiği konular, EK-4 sayfa 2 de görülmektedir.

HTML 4.01 spesifikasyonu , W3C tarafından oluşturulmuş son HTML varyantı olmuştur. Bu sürümden sonra, büyük bir olasılıkla, gelişen Internet ağını, HTML teknolojisinden daha ileri bir bilgi teknolojisi ile destekleme gereği duyulmuş ve ilk aşamada, HTML 4.01 sürümü ile hemen hemen aynı, fakat kuralları daha kesin olan XHTML spesifikasyonu oluşturulmuştur. Web belge işaretleme dilinin yakın geleceği XHTML çerçevesinde olacaktır. Bir yandan da, veri temeli teknolojileri için, daha ileri bir SGML uygulaması  olan XML uygulamaları yaygınlık kazanmaktadır. Gelecek bugünden öngörülemez, fakat güncel eğilim bu yönde şekillenmektedir. Bu konuda çalışacak olanların, bu yeni teknolojilere uyum sağlamaları uygun olacaktır.

ISO HTML

ISO ilk HTML standardını 2000 yılında, ISO/IEC 15445:2000 olarak yayınlamıştır. Bu standart, HTML 4.0 sürümünün kısıtlı fakat daha kesin kuralcı bir alt türevi olarak nitelendirilebilir. Bu standart sadece tescil amacı ile oluşturulmuştur.

Katlı Stil Sayfaları (Cascade Style Sheets)

W3C 'nin HTML 4.01 spesifikasyonuna yansıyan yeni doktrini belgelerin soysal kodlamasında, belge içeriğine yönelik kodların ayrı, belgenin salt görüntüsünü oluşturmaya yönelik kodların ayrı programlarca yapılmasıdır.

W3C 'nin bu yeni doktrini gereğince, HTML 4.01 spesifikasyonu uygulanarak yapılan belge kodlamasında, belgenin görüntüsünü anlama bağlı olmaksızın değiştiren hiç bir öğeye yer verilmemiştir. W3C , HTML 4.01 spesifikasyonu uygulanarak kodlanmış belgelerin, belge çözümleyicilerde ne şekilde görüntü oluşturacağına hiç bir şekilde öngörmez. Sadece belge içeriğinin belirli kısımları, diğerlerine göre daha koyu, italik yazı gibi etkilerle vurgulanacağı belirtilebilir.

HTML 4.01 kesin spesifikasyonu uygulanarak kodlanmış belgelerin görüntüleri, salt belge çözümleyicilerin başlangıç ayarlarına bağlı olarak oluşur. Bu görüntülerin değiştirlebileceği ilk olanak, belge çözümleyicilerin başlangıç ayarlarının değiştirilmesidir. Bu da belgenin görüntüsünün değiştirilmesi için fazla bir olanak sağlamaz. Daha etkili ve kesin bir çözüm, W3C 'nin belge çözümleyicilere, görüntü oluşturma direktiflerini ileten Katlı Stil Sayfaları (Cascade Style Sheets ) ( CSS) programlama dilidir. CSS , bir tür otomatik düzenleme aracı olarak çalışır. CSS dili daha geniş DSSSL (Document Style Semantics and Specification Language) (Belge Stili Semantik ve Spesifikasyon Dili) nin alt kümesidir. Şu anda, CSS Level 1, CSS Level 2 ve CSS Level 2.1 en son olarak da CSS3 spesifikasyonları yayınlanmıştır. CSS 'in yararı, değişik belgelerin benzer kısımlarının aynı görüntüyü sağlayacak şekilde düzenleme olanağı vermesidir. Böylece, birden çok sayfa içeren Web uygulamalarında, sayfaların uyumu için büyük kolaylık getirilmişltir.

CSS evrensel bir dildir. HTML sayfaları yanında XHTML ve XML sayfalarıının da görüntülenmeleri de CSS yardımı ile yapılabilmektedir.

XHTML 1.0 ve 1.1 :

W3C 26 Ocak 2000 de XHTML 1.0 (eXtensible Hypertext Markup Language) önerisini açıklamıştır. Bu yani aşama, HTML dilinin daha geniş ve daha katı bir SGML türevi olan XML (eXtensible Markup Language) içinde yeniden formüle edilmesi ile kaydedilmiştir.

Bu açıklamayı, 31 Mayıs 2001 de XHTML 1.1 (Module-based XHTML) (Modül Bazlı XHTML) spesifikasyonu takip etmiştir. W3C ayrıca, stil sayfaları için, yeni XHTML modüllerinde kullanılabilir nitelikte, SGML ile Kullanılan genel DSSSL 'in daha kısıtlı bir türevi olan XSL ( eXtensible Style Language) dilinin geliştirildiğini duyurmuştur. Bu spesifikasyonlarla, belgelerin kodlanmasında, giderek daha gelişkin XML + XSL türevlerinin kullanılması yönünde bir eğilimin oluştuğu algılanmaktadır. Bu eğilim geliştirilmekte olan ve ilk deneme spesifikasyonuı 27 Mayıs 2005 de yayınlanan XHTML 2.0 sürümü ile geniş ölçüde doğrulanmıştır. XHTML 2.0 çok geniş kapsamlı, eski sürümler ile belirili sınırlar içinde uyumlu ve son derece gelişkin bir spesifikasyondur. Şu anda henüz deneme aşamasındadır ve belge çözümleyicilerde ancak sınırlı olarak, sadece eskiye uyumlu yönleri ile desteklenebilmektedir. Önümüzdeki yıllarda, bu spesifikasyon gelişecek ve belge çözümleyicilerce desteği artacaktır.

XHTML 2.0 dili, bir SGML alt türevi olan XML platformunun belge kodlanması amacına yönelik, modüler olarak yapılandırılmış bir alt türevidir. Temel öğeleri, HTML yapılandırma kodlaması ile benzer ve uyumludur. Bu spesifikasyon gelecekte gerek veri temeli işlemleri gerekse belge kodlanmasının aynı XML çatısı altında yapılacağı, fakat belge kodlamasının HTML benzeri bir yapılandırma ile XHTML 2.0 alt platformunda gerçekleştirileceği işaretlerini vermektedir. Ayrıca, CSS bu yeni platformda geçerliğini koruyacak, belge kodlamasında sadece CSS kullanılırken, üst XML platformunda, XSL yanında bir alternatif oluşturmaya devam edecektir. En an az önümüzdeki on yıl bu eğilimin korunacağı düşünülebilir. Günümüzde veri temeli çalışmaları büyük bir hızla XML temeline kaymaktadır. XML veri değişiminin evrensel dili olarak kabul edilmektedir. Microsoft yeni .NET stratejisini XML temeli üzerine kurmuştur. MS WORD 2000, Web dokümanlarını HTML üzerine düzenlerken, MS WORD XL (MS OFFICE 11- MS WORD 2002), dokümanları, XML üzerinden düzenlemektedir. MS OFFICE 12 bu konuda aynı eğilimi korumaktadır. Bütün bunlar, NET'in ve programlama ortamlarının bir değişim sürecinde olduklarını ve hiçbirşeyin eskisi gibi olmayacağını belirten işaretler olarak algılanmalıdır. Bu eğilimin ışında, HTML ve CSS öğrenimi, geleceğe yönelik platformun çalışma temellerini oluşturması açısından son derece önem taşımaktadır. Bu gelişmeler ışığında, vakit kaybetmeden, HTML 4.01 spesifikasyonunun iyi öğrenilmesi ve ardından, XHTML sistemine geçilmesi en doğru yol olarak görülmektedir.

 

 

Son Güncellenme Tarihi : 17.09.2005 23:55  

validate in W3C !

Valid HTML 4.01!